safire
Aslı NAZ
Laf lafı açar demişler
anlatsana güzelim hangi kıştan kaçtın sen?
gel şöyle köşeye geçelim
ağustosun gözlerinden çekinirim benn
tenhalar iyidir bir yosma gülüşü kadar sessiz
ve kıvıl kıvıl bir akyadır sanki
adın neydi güzelim?
boşverr ver bi cigara edebsizliğinde gözlerin
ben psikoloji diyorum
sen ille de para diyorsun
iyi sen söyleme adını ben koyayım
safire
safire
akşam kızıllığıdır koyaklarda
aylak aylak gezinen eylüldür
bakışlarında küçülürsün
ezilirsin masumiyetin sağanağından
ve her tetiğinde sözcükleri aşkı över
mizanpilik kadınlara benzemez safire
gece güler gündüz ağlar
ak göğüslerinden yaşam akar
çekiştirme beni öyle bırakkk boş kalsın yatak
sen bana nasıl dert doğurduğunu anlat
ve ne vakit gebe kalıp da kaç düşük yaptığını sevdalardan
haydi canım sırası mı şimdi utanma çağını atlatmışsındır
kimbilir kaçıncı ar yılı değil kar yılı bu bedenin
off başım ağrıdı bak yine safire gibi süzük süzük gözlerin
öyle bakma bana
tamam vereceğim paranı
safire her güldüğünde ağ olurdu yüzüm
safire kar havası, namus belası gönlümün
omuz verirdi her cümlesi ha gayret be!
ha gayret yaşamaya!
safire konuşmayı severdi
hem seninse...
sağı solu belli değil sözlerinin şu sakız bile emanet sanki
sevişmenin de bir yordamı var çekiştirme beni
sana bakma dedimdi öyle
içinde kıvrılmış binlerce yılanı üstüme salar gibi
geceye yaren olmuş ay
bakirliğini kaybetmiş bir dil gibi
safire gibi...
sıkıldımm sevişmekten başkasını bilmez misin
susma alaya alırmışçasına
sana safire dedikse gerinme hemen
insan insana benzer ama kalp
o başka
safire kimselere benzemez
hatırlatır gülüşünü ama unutturamaz nice kadın
bal dudaklarından yenilenir aşkın adı binlerce
uyanışında bir sabah giyinişinde bir eda öpüşünde bin hinlik
safire şehire bakar başı yaslı pencereye
uyku gümbürtüsü alır ince belli dolgun kalçalarını
safire ansızın zamanın ellerinden tutar da anasıymış sanki
safire ansızın ağlar çözülmez dili
ateş almaya gelir her gece
ruhumu erittiği o şehirden
teninin tadı dudaklarımda
keskin bıçak, altın yaldız, hazin hatıra
öptüğü sokakların gecesi sümbül gündüzü yasemin
hala gülüşü duyulur uzaklardan
aşığı çok ağlayanı yok safirenin
niye sustun güzelim
böyle değildi pazarlığımız
anlat sevdayı al parayı hesabından
karıştı değil mi kafan?
ayıklanmaz bu pirincin taşı
safire benim sevisi baskın sevgilimdir
elifle başlayıp aşkı hüzne mıhlayan
ya leyl ya leyl makamından mecnun
şiirden ete kemiğe bürünmüş leyla
koynunda soluklandığım efendimdir
aklın ermez senin böyle sevdalara
çünkü safire dünya denen rüyanın tek gerçeğidir...


okur görüşü!
Arkadaşına Gönder!