• yazarlar

  • Yelda KARATAŞ
  • Ahmet UYSAL
  • Asuman ATAKUMAN
  • Serkan TÜRK
  • Hasan KAYA
  • Müge ŞENÖZ
  • Aslı NAZ
  • Meral ULUSOY
  • Engin AKBABA
  • Kayra KUZEY
  • Ayşegül TERCAN
  • Hale OYAL
  • Hasan ÖZAYDIN
  • Ali AYDOĞDU
  • İbrahim SAĞLAM
  • Hakan KARTAL
  • A.uğur OLGAR
  • Özgür Ozan DEMİREL
  • Özgür ASAN
  • Bağlantılarım

Yara iziyle övünen adamlar takriben otuz beş saat önce ...

Yara iziyle övünen adamlar takriben otuz beş saat önce yeni bir şarkı bulmak için yola koyulmuşlardı. Nehir kıyısında büyümeyen her çocuk biraz yarım kalmış sayılırdı. Bu yüzden Tanrı’nın nimeti kabul etmeliydi aşkı.

                                                                      Müge ŞENÖZ

 

Solgun bir yalnızlık hâkimdi ahşap masaya. İlk kar düşeli iki yüz kırk altı saat on iki dakika olmuştu. Alkol kokusu midemi bulandıralı iki saat otuz üç dakika…

Biranın soluk rengine baktım uzun uzun. Sigara yakmak için pakete doğru uzandım.

  • Farz et ki elimde siyah bir kedi var.
  • Kaybettiklerimizin hesabını tutacak kadar kârda mıyız?
  • Gereksiz bir maliyet hesabı bu.
  • Bilirsiniz beyler aklım ermez benim sayıların gizine.

Oysa tam dört yıl iki mevsim üç yüz altı saat kırk beş dakika önce aynı masada karşı karşıya oturmuştuk. Gerekirse çekinmeden canımı yakabilirsin, demiştim ona. İçli bir şarkı çalıyordu ve yekpare camlı barın köhne orospuları halimi çok acıklı buluyordu.

  • En kötüsü yeni baştan başlamak hayata.
  • Aslında temize çekebilmek bir şanstır ve bu şansı ancak hayata arızalı olanlar kullanabilir.
  • Blöflü oyunları hiç sevmedim.
  • Muhtemelen çok iyi oynadın.
  • Zihni bulandırmayı sever o; fazla takılma.
  • Bilirsiniz beyler aslında hiç anlamam ben sözcüklerin gizinden.

Oysa tam yüz elli beş saat önce odamın kirli karanlığında ona mektup yazıyordum. O kadar karanlıktı ki gece bile yalnızlığından korkmaktaydı. Sabah ezanına dört saat on beş dakika vardı ve ben hikâyelerimin birinde unuttuğum çocukluğumu deli gibi özlemekteydim.

  • Felaket bir şey bu.
  • Aslında sırtımı yasladığım o soğuk duvarlar sayesinde büyüdüm.
  • Tek çocuk olmanın tüm arızalığını taşır.
  • Ihlamur kokusunun başladığı yerdir benim toprağım.
  • Ihlamur ağaçlarının altına hediyeler bırakılırmış.
  • Esrarlı bir yanı vardır aslında batıl inançların.
  • Gölgesi karanlık olduğu için ıhlamur ağacı dikmezler bizim oralarda.
  • Bilirsiniz beyler aklım ermez benim orman perilerine.

Oysa iki mevsim evvel bir ıhlamur ağacına asmıştı ruhum kendini. Cenaze töreni düzenlenmemişti. İntihar külliyen günahtı atlasların kuzeyinde bile. Ve sevgili şairim kendimi öldürmeyecek kadar akıllı olduğumu iddia ediyordu şehrin ileri gelenlerine.

  • Soluksuz kaldığım o akşamüstünün eteğindeki taşları sahipsiz bıraktım.
  • Manasız cümleler kurmakta üstüne yoktur; takılma ona.
  • Şimdi isteğin kadar ölebilirsin.
  • Ardından zaman sayısız rüyanın ırzına geçebilir.
  • Bu cümlelerin yüzünden yalnızsın.
  • Hiçbir erkek sevgilisinin bu denli açık konuşmasını sevmez.
  • Ama komik değil mi üniversite mezunu, iyi yetişmiş bir adamın seviştikten sonra “İyi miydi?” diye sorması?
  • Komik ama bunu yüksek sesle söylersen yalnız kalırsın.
  • Gönlü hoş tutmanın yolu yok.

Oysa yirmi dört saat önce sağ elimi bileğinden kesmiştim ben. Çakaralmaz en alt çekmecede duruyordu ve ben yazıya küsmek için küflü bir jilet eşliğinde kesiyordum atardamarımı. Kurşun yarası derin bir sızıydı omuz başımda. Aşkın delici yalnızlığına benziyordu tadı. Renklere tutkun bir kentin en yüksek binasından atlıyordu eski sevgilim. Bunu vakur bir sessizlikle karşılıyordum.

  • Yarım kaldı masalım.
  • Devam etmesi zor gibi görünse de geçiyor.
  • Zaman her şeyin ilacı aslında.
  • Ölümün bile; öyle mi?
  • Unutmak mümkün değil; bunu deneme.
  • Hatırlama da fazla.
  • Beyler bilirsiniz benim aklım ermez hayatın işlerine.
  • Eve gidip hikâye kahramanlarına çevirecek bizi.

Oysa tam beş bin iki yüz yirmi iki saat sekiz yüz altı dakika kırk bir saniye önce azat etmiştim cümlelerimi. Kırgın bir denizkızının dalgalara bakışı gibi son bir kez dönüp bakmıştım fotoğraflara. Sonra kibriti çakmıştım. Kül olurken sesim altı bin üç yüz altı defa tekrar etmiştim:

Tanrı ateşle sınadı aşkı. Bu yüzden sadece aşkı yalnız bırakmalı.

  • Birer bira daha içer miyiz?
  • Ben soda limon içeyim.
  • Sigara bitmiş.
  • Ben alıp gelirim.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »

  • 15 mart 2008 tarihinden beri yapılan tıklama

  • Online Sayaç